Saturday, September 10, 2011

Kaddafi'nin Ardından





Dışarıda silah sesleri hala devam ediyor. Bu seferki Kaddafi taraftarları ile muhalif askerlerin çatışmalarından çok zafer sevininin yankıları. Trablus'ta Radisson otelde kalıyorum. Yaklaşık Trablus'a geleli 23 gün oldu. Şehre ilk geldiğimizde ölüm sessizliği hakimdi. Şimdi ise eski Yeşil Meydan şimdiki ismi Şehitler meydanında binlerce kişi toplanıyor ve Özgür libya bayrakları ile zafer çığlıkları atıyor. Bir devrime tanıklık ediyor olmak büyük bir deneyim. 42 yıllık yönetimi sırasında libyalılar Kaddafi yönetiminden çok çekmiş. O kadar ki Kaddafi'nin portreleri paspas niyetine kullanılıyor 42 yıldan beri gururla taşıdakları yeşil bayrak ise yerlerde ve çöplerde. Bazen kendi kendime kaldığımda televizyondan gördüğüm elinde silahlı Kaddafi'yi destekleyen kadınlar nerede diye düşünüyorum. Binlerce insan yine Yeşil Meydanda toplanıp Kaddafi'yi desteklemek için haykırıyordu. Bu soruyu soran sadece ben değilim. Arabasında beni taşıyan muhalif askerlerinden Ahmet de çok dikkatli olmalıyız diyor. Çünkü hala Kaddafi'yi destekleyenler var. 23 yaşındaki Nurin Beni Welid'de Kaddafi destekçileri ile yapılan çatışmada hayatını kaybetti. Cenazesine katılıp fotoğraf çekerken kendime şu soruyu sordum " Acaba daha kansız ve anlaşmalı bir yol olamazmıydı ? Ve ben kanlı bir devrim sırasında buradaki insanlar gibi canımı ortaya koyup mücadele etme yolunu seçebilir miydim yoksa bazı Libyalıların yaptığı gibi terkedip gider miydim? Libya Arap Baharı'nın en kanlı yolla yaşandığı yerlerden birisi oldu. Belki Nato desteği olmasaydı devrimin gerçekleşmesi oldukça zor olacaktı. Ama halkına karşı silah kullanan Kaddafi kendi sonunu hazırladı.

No comments: