Wednesday, October 19, 2011

Too Young To Die





Once upon a time there was a revolution… It is the story of a people delving into war, the moment they chose to take arms against their tyrant to defend their freedom. Workers, students, university professors, engineers, fathers, taxi drivers: people like you and me who have chosen to go beyond the point of no return and become an army themselves.

“Now it’s him or us! We know that Gaddafi will be merciless if we lose the battle…”

The protesters in Libya realize that they don’t have any other option but courage when faced with the violence of a bloody dictatorship that is ready to shoot at people, and who is already guilty for the death of thousands of civilians. An army of volunteers learns about war in the desert in the middle of nowhere, all along a route that runs alongside the sea, with the oil refineries

Saturday, September 10, 2011

Kaddafi'nin Ardından





Dışarıda silah sesleri hala devam ediyor. Bu seferki Kaddafi taraftarları ile muhalif askerlerin çatışmalarından çok zafer sevininin yankıları. Trablus'ta Radisson otelde kalıyorum. Yaklaşık Trablus'a geleli 23 gün oldu. Şehre ilk geldiğimizde ölüm sessizliği hakimdi. Şimdi ise eski Yeşil Meydan şimdiki ismi Şehitler meydanında binlerce kişi toplanıyor ve Özgür libya bayrakları ile zafer çığlıkları atıyor. Bir devrime tanıklık ediyor olmak büyük bir deneyim. 42 yıllık yönetimi sırasında libyalılar Kaddafi yönetiminden çok çekmiş. O kadar ki Kaddafi'nin portreleri paspas niyetine kullanılıyor 42 yıldan beri gururla taşıdakları yeşil bayrak ise yerlerde ve çöplerde. Bazen kendi kendime kaldığımda televizyondan gördüğüm elinde silahlı Kaddafi'yi destekleyen kadınlar nerede diye düşünüyorum. Binlerce insan yine Yeşil Meydanda toplanıp Kaddafi'yi desteklemek için haykırıyordu. Bu soruyu soran sadece ben değilim. Arabasında beni taşıyan muhalif askerlerinden Ahmet de çok dikkatli olmalıyız diyor. Çünkü hala Kaddafi'yi destekleyenler var. 23 yaşındaki Nurin Beni Welid'de Kaddafi destekçileri ile yapılan çatışmada hayatını kaybetti. Cenazesine katılıp fotoğraf çekerken kendime şu soruyu sordum " Acaba daha kansız ve anlaşmalı bir yol olamazmıydı ? Ve ben kanlı bir devrim sırasında buradaki insanlar gibi canımı ortaya koyup mücadele etme yolunu seçebilir miydim yoksa bazı Libyalıların yaptığı gibi terkedip gider miydim? Libya Arap Baharı'nın en kanlı yolla yaşandığı yerlerden birisi oldu. Belki Nato desteği olmasaydı devrimin gerçekleşmesi oldukça zor olacaktı. Ama halkına karşı silah kullanan Kaddafi kendi sonunu hazırladı.

Thursday, June 02, 2011




Fener’li Fotoğraf Festivali

Akdeniz Fotoğraf Festivali Photomed’in birincisi Fransa’nın Akdeniz sahilindeki Sanary-sur-Mer kasabasında 27 mayıs – 19 Haziran tarihleri arasında gerçekleşiyor.

Fransa yıllardır fotoğraf sanatını öne çıkaran ülkelerin başını çekiyor. Paris’te sadece fotoğraf sanatına adanmış müzelerin yanı sıra, ülkenin güneyinde bulunan Arles kentinde dünyanın en büyük fotoğraf buluşmalarından biri, tam kırk yıldır gerçekleşiyor. Bu yıl Fransa’daki uluslararası fotoğraf şenliklerine bir yenisi daha eklendi. 27 mayıs’ta resmi açılışı yapılan Photomed’de bu yıl Türkiye onur konuğu.
Festivale ev sahipliği yapan Sanary Sur-Mer kasabası dar sokakları ve mimari yapısıyla Ayvalık’ın kardeş şehri gibi. Festival kapsamında Sanary’de 14 farklı galeri ve sanat merkezinde 50’nin üzerinde fotoğraf sanatçısının eserleri fotoğraf severler ile buluşuyor. Kasaba adeta bir fotoğraf platosu haline getirilmiş. Sahil boyunca yerleştirilen mavi yönlendirme oklarını ellerindeki haritalar ile izleyen kasabalıların buluşma noktaları ise sergiler.
Türkiye bölümündeki birinci sergi “Michel Paşa’nın izinde” adlı büyük sergi. Aslen Sanary Sur-Mer’li olan Michel Paşa’nın hikayesi Osmanlı sarayına kadar uzanıyor. 19. Yüzyılda Osmanlı sarayının açtığı fenerlerin renovasyon ihalesini kazanan Blaise –Jean-Michel çok başarılı olunca 1. Abdülmecid 1855 yılında Fransız mühendis ve işadamını Fenerler ve Şamandıralar genel müdürlüğüne atar. Bu görevi boyunca Osmanlı sahillerinde yüz on bir fener inşa eden Michel’e padişah “Paşa” ünvanını verir.
Festival kapsamında İkinci sergi ise “Sevgilim İstanbul” ismini taşıyor. Ara Güler ve Fransız meslektaşı Bruno Barbey’in İstanbul kentine bakışlarını karşılaştıran sergide Ara Güler’in 1970’li yıllarda çektiği siyah beyaz İstanbul ile Bruno Barbey’in 2009-2010 yıllarında çektiği renkli İstanbul’u karşılaştırılıyor.
Üçüncü sergi ise Genç Türk fotoğrafçıların imzasını taşıyor. İstanbul’a yerleşen Laurence Cornet’in küratörlüğünü yaptığı sergide on genç sanatçı yer alıyor. Zaman gazetesi foto muhabiri Kürşat Bayhan ın da yer aldığı sergide Bayhan Bağdat şehrinde 2009 yılında Adalet Bakanlığı’na düzenlenen bombalı saldırı sonucunda hayatını kaybedenlerin yakınlarının hikayesini “Kanlı Pazar” başlığı altında anlatıyor.
Çağdaş fotoğraf kolektifi Reccollective’den Serkan Taycan , Selim Süme, Melisa Önel, Sevim Sancaktar’ın yanı sıra Yusuf Sevinçli, Ali Taptik ve Pınar Yolaçan gibi genç Türk fotoğrafçılarının da eserlerinin bulunduğu festivalde bu yılın onur konuğu ise İngiliz fotoğraf sanatçısı Martin Parr. Festival kapsamında Magnum fotoğraf ajansının da Akdeniz ülkelerinden derlediği fotoğraflar sergileniyor. 19 Haziran’a devam edecek olan festival söyleşiler, workshoplar ve slayt gösterileri ile kasabalılara fotoğraflı günler yaşatacak.
www.festivalphotomed.com

Saturday, April 23, 2011

Esad's Country







Beşar Esad yönetimindeki Suriye son günlerde tüm ortadoğu'yu etkisi altına alan demokrasi eylemlerinin yaşandığı ülkelerden birisi. Suriye'ye olan 2 yolculuğumda bana ilginç elen hayatta olan bir liderin fotoğrafının otel odamd abile asılı olmasıydı. İnsanların liderlerini bu kadar sevdiklerini tabiki düşünmüyordum. %70 muhaberattan oluşan bir toplumda aynı George Orwell ın kitabında olduğu gibi "Big brother is watching everywhere" i hissedebiliyordum.

Saturday, January 08, 2011

Early Marriage İn Sudan





Early marriage in Sudan
Parents choose to marry off their daughters early for a number of reasons. Poor families may regard a young girl as an economic burden and her marriage as a necessary survival strategy for her family. They may think that early marriage offers protection for their daughter from the dangers of sexual assault, or more generally, offers the care of a male guardian.

Early marriage may also be seen as a strategy to avoid girls becoming pregnant outside marriage.

In southern Sudan, a teenage girl is far more likely to be a wife than a student. Out of a population of over 7 million people, only about 500 girls complete primary school each year. By contrast, one in five adolescent girls is already a mother.

Early marriage is common across the region, but in southern Sudan, wracked by decades of civil war, the problem has been exacerbated by endemic poverty.

A ‘bride price’, usually paid in cows, is due to a girl’s family on her wedding day – making a daughter one of the only realistic sources of income in a place where the average citizen lives on approximately 25 cents a day.