Sunday, July 25, 2010

Kelebek gibi uçan çocuklar







Boks sporuyla 70'li yıllara damgasını vuran Muhammed Ali sayesinde tanıştık. Siyah-beyaz televizyon ekranlarının karşısından ayrılamayan izleyiciler, günün ilk ışıklarına Muhammed Ali'nin aparkatları ile 'merhaba' dedi pek çok kez.


Türkiye'de boks denince akla ilk gelen isim ise Rocky karakteriyle zihinlere kazınan Sylvester Stallone. O dönemde Rocky filmlerinin etkisinde kalan çocuklar, ya kendilerini sokağa atıp arkadaşlarıyla mahalle boksuna merak salmaktaydılar, ya da önlerine ve arkalarına bağladıkları minderlerle evde mini turnuvalar düzenlemekteydiler. Bu yüzden de boks, Türk ailelerinde bir şiddet unsuru olarak görüldü ve üvey evlat muamelesine maruz kaldı yıllar yılı.

Buna rağmen Ahmet Cömert Boks Turnuvası, yeni yıldızlar yetiştirme yolunda 24 yıldır emin adımlarla ilerliyor. Biz de ülkemizin genç boksörlerinin mücadelesine tanık olmak istiyoruz. Ringlerdeki heyecanın aksine sakin bir soyunma odası çıkıyor karşımıza. Sadece birkaç kişinin olduğu odada terli ellerini aheste aheste saran genç boksör, ringe çıkmak için sabırsızlanıyor. Eldivenlerini giydirmek için yanına yaklaşan antrenörü, son taktiklerini veriyor. Kısa bir süre gölge boksu yapan genç sporcu, salona giriyor. Rakibiyle aynı anda ringin iplerine yaslanıyor. Ve beklenen an: 'Boks!' diyen hakemin aradan ayrılmasıyla iki sporcu kroşe ve aparkatlarıyla birbirlerinden puan almaya çalışıyorlar. Arada köşelerine çekilen boksörler, bir taraftan taktik alıyor bir taraftan da serinletiliyorlar. Maç bittiğinde ise bir taraf seviniyor, diğer taraf üzülüyor.

Biraz önceki kroşe ve aparkatların yerini bu kez dostluk alıyor. Antrenörlerinin elini öpen ya da saygıyla önünde eğilen yıldız boksörler soyunma odalarına doğru ilerliyorlar. Kazanan sporcular mutluluklarını arkadaşları ve ailesi ile paylaşıyor. Önceleri turnuva için Türkiye'ye 41'e yakın ülkeden 400'ün üzerinde boksör geliyormuş. Bu yıl yıldızlar kategorisine girince gelen ülke sayısı 10'a sporcu sayısı da 180'e düşmüş. Her geçen yıl biraz daha büyüyerek mini bir dünya şampiyonası niteliğine bürünen bu organizasyonun mimarı Atilla Cömert (Rahmetli Ahmet Cömert'in oğlu), son derece gururlu.

Sporculuktan antrenörlüğe, oradan federasyon başkanlığına ve olimpiyat hakemliğine kadar boksun hemen her noktasında ülkemizi başarıyla temsil eden Ahmet Cömert, vefat edeli 24 yıl olsa da adına düzenlenen turnuva şanına yakışır şekilde devam ediyor. Atilla Cömert, "24 yıldır rahmetli babamın adına turnuva düzenleniyor. Çok gururluyum." diyor.

No comments: