Friday, December 18, 2009

Kürtler ve DTP










Haber amaçlı doğuya başlayan yolculuğum her istanbul'a dönüşümde bazı şeyleri sorgulamayı da beraberinde getiriyor. Bu kimi zaman kendi içimde kimi zaman arkadaşlarla yeni evli biri olarak da artık eşimle yani Denizle oluyor. Geçen gün yarım saate yakın DTP'nin kapatılması süreci üzerine konuştuk. İstanbul'da doğmuş büyümüş hayatında hiç doğuya gitmemiş birisi olarak konuya yorumlarını getiren eşim 'DTP'nin kapatılmasını haklı bulurken Ahmet Türk'ü de ılımlı bir siyasetçi olarak kabul ediyor. Ama o da sokaktakiler gibi DTP'nin cm kare hesabından ve İmralı'ya özgürlük söyleminden kurtulamadığından rahatsız. Sokağın nabzını aslında evden çözebiliyorum. Sokaktakiler de böyle düşünüyor. Kürtler demokrasinin olmadığından bahsediyor ama mecliste de varlar İstanbul'un en güzel yerlerinde iş sahibi olabiliyorlar kendi dillerini istedikleri gibi kullanabililyorlar Daha ne istiyorlar deniliyor. Aslında devlet ve millet daha önce yapamadıkları demokratik açılımın sıkıntısını şimdi çekiyor. Kaostan ve korkudan beslenen PKK ve eş zamanlı çalıştığı derin devlet ise ne yazıkki ülkede sağduyunun ve huzurun oluşmasına fırsat tanımıyor. Türkiye'nin en çok sattığını ifade eden gazetelerden birisi sokak isyanları başladı tıpkı 12 eylül öncesi gibi manşet atmaktan sıkıntı duymuyor. Diğer taraftan muhalefet te üzerine düşeni yapıyor yeşermekte olan çiçeği daha açamadan kökünden koparıyor. Bugün okuduğum köşe yazarlarından birisi şöyle yazıyordu. Kandil'i muhattap almak ona göre davranmak çözüm değil. Çözüm Diyarbakır'dan, İstanbul okmeydanı'ndan, Mersin'den, Tunceli'den, Hakkari ve Şırnak'tan geçiyor.

No comments: