Saturday, March 01, 2008

yeniden Kuzey Irak







Kara harekatıyla başlayan yolculuğumuzun son durağı diyarbakır dağkapıdaki grand güler otel. Lobide oturmuş herkes farklı bir telden çalıyor. Ahmet abi Fenerbahçe maçının hakkı beraberlik derken,A.itik abi msn den arkadaşları ile konuşuyor. Benimse aklımda Irak gerçekten bize ırak mı ? Önceki gidişimde 10 gün geçirdiğim Erbil'den şimdi farklı izlenimlerle dönüyorum. Açıkçası Kara harekatıyla birlikte K.Irakta bir tedirginlik hakim. Ve artan bir Türk düşmanlığı var. Bıyıkaltından kaybettiğimiz askerlerimize gülen ve açtıkları türk lokantaları ile para kazanananlar var Zahoo da . Hele burası benim vatanım diyen ben de sizdenim diyen basın mensupları beni deli etti diyebilirim. Açıkçası aynı safta namaz kıldığımız yaşlı adam namaz sonrasında arabamızın yanına gelip siz türk müsünüz kürt müsünüz eğer kürtseniz tamam ama türkseniz hemen buradan gidin derken suratındaki o nefrete tanık olmak beni derinden etkiledi. Halbuki 1988 yılında Irak sınırına sürülen binlerce kürte mehmetçik yardım elini uzatmamışmıydı. Ne oldu da Amerikan yaltakçılığı ile geçici bir rahatlık içine giren sözde kürdistan vatandaşları fikirlerini değiştirdi. kendi topraklarında bulunan ve ülke sınırlarımızı tehdit eden bölücü terör örgütü PKK yı kendilerinden belleyip de bizleri düşman belleyen aynı seccadeye baş koyduğumuz aynı kıbleye yöneldiğimiz yaşlı adama karşı namaz sırasındaki safiyane düşüncelerim bir anda silindi gitti. Lakin gözlerindeki düşmanlık bütün manevi havayı aldı götürdü.Yolculuk boyunca bunları düşündüm. Ne yapmamız gerekli. Acaba 1988 de yaptıklarımzla hata mı ettik. Düşene bir tekme de biz mu vursaydık. Ve güneydoğu da cahillik bahane edilerek artan terörizm temelinde gerçekten cahillik mi var. Yoksa onlar kendilerini bu ülkenin vatandaşı olarak görmüyorlar mı?

Sunday, February 03, 2008




farklı birşeyler arıyorum eminönünde. Konu olarak banel gelebilir. Yani gözümüzün önünde olan bir yer. Belki milyonlarca kare fotoğrafı çekildi bu semtin. Ama farklı bir şeyler arıyorum ben eminönüde. istanbul'u arıyorum. Esnaflarıyla insanlarıyla camisiyle çöpüyle kalabalığıyla burası aslında istanbul. Belki türk filmindeki kareleri arıyorum. Eskiye duyulan özlemle çalışmayı da siyah beyaz yapmaya karar verdim. Son gittiğim günden bir kaç kare atıyorum şimdi bloga. Genelde soğuk ve yağmurlu günlerde gitmeye karar verdim.