Wednesday, September 12, 2007




bloğa yazmayalı baya olmuştu. Ama son dönemde yaşadıklarımı herhalde yazmaya kalksam sayfalar alır. en iyisi sondan başlamak. 2 sene sonra tekrar kapadokyadayım. Ürgüp peribacaları sonbahara doğru gezilip görülmesi gereken bir yer. Doğa harikası etrafa bakınca Allah'ım ne büyüksün dememek imkansız. Rüzgarınla böyle bir sanat icra etmişsin. turist otel diye güzel bir otelde konaklıyorum hemen karşımda göreme açık hava müzesi var. Hatta bu sabah biraz erken kalktım pencereden baktım ki.......... AAAAAAAAAAAA gökyüzü balonlarla dolu. Hemen attım kendimi dışarı. Gerçi yarın ben de uçucam ama yerden de onları uçarken görüntülemek güzel. Bu arada dün ata bindim. Yaklaşık 2 saat at üzerinde kovboyculak oynadık. indim otele geldim ama ben hala ata biniyor gibi hissediyorum. Ve felaket bir ağrı. Omurgalarım bacaklarım bütün eklem yerlerim sanki bi kamyon adamdan bi güzel zopa yemiş gibiydim. Bu arada çok güzel de tatil geçirdim. Annemlerle birlikteydim. Ev acayip kalabalıktı. yiğenlerim abimler falan. İnsanın sevdikleri yanında olunca. Sabahları erkenden kalkıp yüzmeye gidiyorduk yiğenlerimle sonra eve geliyorduk ki annem kahvaltıyı hazırlamış. Pişiler domatesler peynirler zeytinler götür babam götür. akşam saatlerinde ayışığında yakomozu izlemek, dalga seslerini dinlemek. Bir an düşünmüştüm acaba biz mi hayatı kendimize zorlaştırıyoruz. Ne için ? neden. küçük bir işle oralarda mutlu yaşamak mümkün değil mi? Dünyanın parasını kazansak neyse. Zam bile alamadık. Annemlere maaşımı söylemekten bile utandım. bunun için mi okudun diyecekler diye çekindim açıkçası. Neyse............