Monday, March 19, 2007

nişantaşı garsonluğu


Bugünlerde sergi, televizyon programı falan garip bir ilgi. İnsanların soruları sizin cevaplarınız ne hissettiniz neden bu mesleği seçtiniz, yastığa kafanızı koyduğunuzuda ne hissediyorsunuz? Bir yanda da kürşat ay sonunu nasıl getireceksin sorusu ev kirası, doğal gaz, su falan. Kadir de işi bıraktı evine gidiyor. 3 seneden beri söylediğini gerçekleştirdi ama ani oldu. Bizi üzdü acayip alışmıştık birbirimize biraz pasaklı bir arkadaşımız ama harbi bir arkadaş. Arkadaşdan öte bir kardeş. Eksikliğini hep hissedeceğim. Ortağam, kardeşim, deli kadirim. Ama elden birşey gelmiyor herkes farklı bir şekilde yolunu çiziyor. Erhan evlendiğinde de üzülmüştük evden ayrılmıştı. Gökhan Amerika'ya gittiğinde de aynı şeyi yaşamıştık. Ama gökhan aramıza geri döndü bu sefer de kadirimizi kaybettik. Akşama doğru hem bu biraz moralimi bozdu hem de ulen aldığımız para. Bi şeyimizi kapatmıyor. :::::::::::::: don alacak para kalmıyor. Bir yerden birşeyler yapalım diyorsun diğer taraftan birşeylerden fedakarlık yapman gerekiyor. Sıkıntı verdi bu durum. Tabiki bu parayı alamayanlar bu şekilde yaşayamayanlar da var ama bazen garsonluk falan da mı yapsam diye düşünmüyor değilim. Hem biraz farklılık olmuş olurdu. Nişantaşı garsonluğu.

Tuesday, March 06, 2007

mutluluk içinde mutsuzluk



en son yolculuk Darfur'un Nyala şehrineydi. Yaklaşık 3 milyon nüfuslu bir göçmen şehri diyebiliriz. kamplarda yaklaşık birmilyon kişi yaşıyor. Biraz problemli geçti ama fena şeyler çıkmadı. Üç gün kalabildik mazda hiluks bir minübüs kiraladık. Cihandan kameraman Abdurrahman İtik ve Yusuf abi. Makinelerimize el konuluncaya kadar her şey yolundaydı. Ama ne zaman ki el koydular bizim de şevkimiz gitti diyebilirim. Km lerce uzaklıktan dramı yansıtmak için gelen kişilere karşı baskı uygulayan askerler aynı şeyi amerikan destekli kuruluşlar ve kişileri için uygulamıyordu. Tabi bu da biraz moral bozucu. Küçük bir motel tarzı odada kaldık. Tahtadan yatak ve bir pervane 75 dolar. Allah a şükür yiyecek olarak karpuz peynir ve sıcaklavaş vardı. Hava sıcıklığı kışın olmasın rağmen 30 derece civarındaydı ki istanbulda aynı dönemde hava sıcaklığı yaklaşık 7 dereceymiş. Döndükten iki gün sonra FMD den yılın basın haber ve fotoröportajı ödüllerini aldığımı yataktayken öğrendim. sevindim. Ertesi günlerde daha da sevindim çünkü başkalarının başarıları ile mutluluk duyan bir gazetede çalışıyorum. Kişilerin beni aramaları tebriklerin sunmaları beni çok mutlu etti. Bir yandan da tarif edilmez bir mutsuzluk var içimde. hayırlısı diyorum.