Thursday, November 23, 2006

ölümüne kankayız



ekran karşısındaki ile normal hali hiç bir değil peker açıkalın'ın. Dün salih zengin gaffur ile röportaj yaptı. Çarşamba günleri tüm türkiyenin izlediği avrupa yakasının hit karakteri ölümüne kankayız gaffur. Adamın fotograflarını çekerken ilk önce bir tırstım. Gergin bi adam oyunla gerçek hayatın birbirine girmiş soruları pek sevmiyor. Hatta salih abiyi bir ara tehdit etti. Eğer böyle sormaya devam edersen Gaffur gider dedi. Hafta sonu abanttaydım. Serkan nişanlısı falan. Güzel geçti. Henüz erimemiş kar yığınında poşetle kaydık. ismail in yerinden aldığımız sucukları mangalda yaptık. Önemli bir ayrıntı ata bindim. Güzeldi güzel bir değişiklik oldu. Şu anda işyerindeyyim. Gündem yoğun papa gelmeden önce papayla bu hafta papaz olacak gibiyiz. eylemler, protestolar ve papa.

Tuesday, November 14, 2006

ecevit'in ardından


cuma günü yorucu bir tren yolculuğunun ardından ankaradaydım. Siyaset hayatının önemli isimlerinden Bülent Ecevit'in cenaze töreni vardı. İstediğim gibi geçmedi yer yön bilmediğimden tam anlamıyla fotografı kestiremedim. Açıkçası ankaradaki abimiz de bize pek yön göstermedi. İyi yer tutamadık. Olayın gerisinde kaldık. Ankaranın iyi yönlerinde biri de yiğenimi görmüş olmamdı. Mert kısa süreli görsem de baya özlemişim. Tabi hemen toy's store a soktu beni. Yarış arabası aldık uzaktan kumandalı. Ondan çok ben oynadım diyebilirim. Yaklaşık bir saat alışveriş merkezinde yarış provaları yaptık. Neyse şu anda istanbuldayım. salı toplantısı var bugün. Akşam 10 da Kanal D plus ta röportaj yayınlanacak bakalım ne saçmalamışım. özledim seni............

Wednesday, November 08, 2006

kuru ve az pilav lütfen



mehmet abi kuruyu yerken aklımdaydın, hemen fotografını çekeyim dedim. Gerçi sana ayıp olacak ama bir de usta abiyle karşılıklı yerken çektirdik. Abi seni özledim. Keşke burada olsaydın diye içimden geçirmedim değil. Süleymaniyede öğle namazını kıldım. Sonra kuru tek yenmez dedim usta abiye bi telefon abi neredesin leventteyim dedi, abi kurufasulye yiyelim dedim hiç hayır diyemez hemen tamam dedi. 13. de buluştuk. Emre soncan, usta abi ve ben. Senden bahsettik. Bütün gazeteye galiba süleymaniyedeki kurucuyu sen öğrettin. Sabahtan aklımdaydı aslında bugün gideyim diyordum hem mehmet abi ile geçirdiğimiz zamanları yadedecektim. Muhabir çağrı çobanoğluydu işin erken biterse beraber gidelim demiştim ama işi geç bitecekmiş. Dönüp bana beni mehmet demirci oraya götürmüştü dedi. Ben de ya gazetede herkesi zaten mehmet abi oraya götürmüştür dedim. Abi yani sen vardın bugün. Özledik seni Allah a emanet ol. Kendine iyi bak.

Monday, November 06, 2006

otoyoldaki tavşan


pazar günü izin günüm olmasına rağmen, bizimkilere yardım etmek için maraton da fotograf çekeyim dedim. İsa'yı köprüye bıraktıktan sonra ben de uzaktan köprüyü kalabalığı çalışayım diye birinci ayağın önünde indim. Tabi saat biraz erkenmiş, yaklaşık 1 saat bekledik. İsa sağolsun abi biz hep bu saatte gidiyoruz diyince saat 7.45 te orada olduk ama çok erken gitmişiz. Köprünün bariyerlerinde yarışı beklerken bir de baktım ki küçük bir misafir var. Sabahın erken saatinde karnı açıkmış olsa gerek birde soğuk bir gündü, otların arasına vuran güneşten faydalanmak için hafif yollu yola çıkmıştı. Koyu sarı tüylü bir tavşan. Tawşan runner. Acayip garibime gitti. İstanbul da köprü yolunda tavşan.

Friday, November 03, 2006

istanbul'da kar


Bu sabah erken uyandım. Dünkü üşümenin ardından sıkı sıkı giyinip işe erken gitmeye karar verdim. İstanbul'da dün itibariyle havalar acayip soğudu. Hava sıcaklığı yaklaşık 8 derece falan. Hafta sonu yedigöller planımız da suya düştü. Deniz'in hazır çorbalarından bir tane çarptım ağrıyan boğazıma iyi gelir diye içiyorum. Dün beyrut fotoğrafları ile ilgili Kanal D'nin yan kanallarından biri için röportaj yaptılar. Beyruttaki canlı yayından sonra ilk defa kamera karşısına geçtim. Röportajı yapan kişi soru sormuyorum siz genel anlatıyorsunuz diyince biraz zor geçti tabi. Ne anlatayım diye düşünüyor insan. İstanbul'a kar kuzeyden geliyor. Sevinelim mi ağlayalım mı bilmiyorum. İstanbuldaki her kar yağışı bizim için bir kabusa dönüşüyor diyebilirim.